Pazartesi, Mayıs 27

İnternet Kaşifi Bir Youtuber: Uras Benlioğlu Röportajı

Röportaj: Battal Özçelik

 

Videonun başlat düğmesine bastığınız anda, bütün ilginç hikayeleriyle karşınızda!

O, ilk videolarından bu yana ”ilginç” kelimesinin hakkını layıkıyla veren bir Youtuber. Bazen İnternet efsanelerini, bazen varlığından haberiniz dahi olmayan eşyaları, bazen de ”Bunu satmak mı, nasıl yani?” diyebileceğiniz enteresan ürünleri anlatıyor.

Uras Benlioğlu yaklaşık 4 yıl önce başladığı Youtube yolculuğuna bugün beraberinde 2 milyondan fazla takipçisiyle devam ediyor. Nasıl başladı, olaylar nasıl gelişti, içeriklerini nasıl üretiyor, gelecek planları ne? Siz de bizim gibi merak ediyorsanız; bu hafta keyifle ve heyecanla takip ettiğimiz bir Youtuber’u konuk aldık. Uras Benlioğlu röportajı burada, keyifli okumalar…

 

Uras Benlioğlu kimdir? Bize kendinizden kısaca bahseder misiniz?

Uras Benlioğlu, 13 yılını televizyon haberciliğine vermiş, ardından seslendirme ve belgesel yapımcılığı yapmış ve son olarak da Youtuber olmuş, bir oğul, bir eş, bir baba, bir ağabeydir.

(Uras Benlioğlu’nun habercilik dönemlerinden)

Habercilik kariyeriniz nasıl başladı ve neden bitti? Sonrasında birçok dizi için bazı çalışmalarınız oldu. Bunlardan da söz eder misiniz?

Habercilik kariyerim 2001 yılında Atv Haber Merkezi’nde staj yaparak başladı. 13 yıl boyunca aynı ekiple çalıştım ve bu işten sıkıldığım ve ayrıca bir gelecek göremediğim için bıraktım. Haberciliğin ardından dizi ve filmler için kamera arkası belgeselleri yaptım. Bu dizi ve filmler arasında Muhteşem Yüzyıl ve Çalıkuşu gibi yapımlar vardı. Ayrıca Çağan Irmak’ın iki filminin de kamera arkası belgeselini hazırladım.

 

Sanırım Youtube’a girişiniz, yakın bir arkadaşınız olan Mustafa’nın tavsiyesi ile gerçekleşti. Siz de bunu bazı videolarınızda dile getiriyorsunuz. Bu süreç nasıl gelişti? Nasıl ikna oldunuz?

Aslına bakarsanız beni Youtube’a sokan Mustafa, yakın arkadaşım değildi. İnternet vasıtasıyla bana seslendirme için ulaşan bir yabancıydı. Kendi Youtube kanalına seslendirme yapmamı istedi, ben de, ‘’ne gerek var, kendin yap, boşuna para harcama’’ dedim. O da bana dedi ki “Abi ben bu işten para kazanıyorum.” Bunun karşısında şaşırdım ve biraz muhabbet edince beni kanal açmaya ikna etti. Bu ikna aşaması çok da zor olmadı; çünkü zaten 2008 yılından bu yana internetten para kazanma konusunda istekliydim.

 

Bir zamanlar amatör içerikler ve kedi-köpek videoları ile dolup taşan Youtube’un bir iş alanı olarak potansiyelini ne zaman fark ettiniz?

Ben Show TV’de çalışırken, BlowMo Fuys isimli bir youtube kanalını yakından takip ediyordum. O zamanlar için bu iki çocuğun bugünün parasıyla yaklaşık 1.000.000 TL olan kameralarıyla neden Youtube’a içerik koyduklarını merak ediyordum. Ama çok da üzerine düşmemiştim. Mustafa bana mail yoluyla ulaşana kadar da buradan para kazanıldığını bilmiyordum.

Videolarınızın fikir aşamasından, çekim, kurgu ve montajına kadar geçen süreç nasıl ilerliyor? Ne kadar sürüyor?

Fikir aşaması tam anlamıyla, 7/24 devam ediyor. Çekim ve kurgu aşamasını hesaplayacak olursak bir videonun ortaya çıkması, Youtube’a yüklenmesi ve SEO’sunun yapılma işlemleri yaklaşık 2 gün sürüyor. Çünkü kurgu kalitemiz diğer kanallara göre çok yüksek. En büyük zamanı kurgu alıyor.

“…Youtube’a 32 yaşında başladım. Zaten karakterim oturduğu için Youtube dünyası beni değiştirmedi. Ama genç arkadaşlar bu konuda çok dikkatli olmalı…”

4 yıl öncesine göre, attığınız ilk videolarla bugünkü videolarınız arasında ne gibi farklılıklar görüyorsunuz? Youtube dünyası sizi nasıl değiştirdi? Ya da değiştirdi mi?

Tabii ki içerik kalitesi ilk videomdan son videoma çok değişti. Bu değişimi hiç prodüksiyon işinden anlamayan biri de rahatlıkla görebilir. Beni en çok zorlayansa nispeten sahte televizyon dünyasından, hayatın içi gibi görünen Youtuber’lığa geçiş süreci oldu.Youtube’a 32 yaşında başladım. Zaten karakterim oturduğu için Youtube dünyası beni değiştirmedi. Ama genç arkadaşlar bu konuda çok dikkatli olmalı.

Kanalınıza yönelik gelecek planlarınız neler? Konsept değişikliği düşünüyor musunuz ya da yeni video serileriniz olacak mı?

Her zaman yeni video serileri üretiyoruz. Ama bunu diğer kanallar gibi çok sık yapmıyoruz. Çünkü zaten kanalımızda çoğunlukla izlenen şey bizim muhabbetimiz ve bu işi eğlenerek yapmamız. Her işi yapan bir kanala dönüşmek yerine, bir konseptin içinde kalmak bana daha mantıklı ve doğru geliyor.

 

Yurt dışı seyahatlerinizle ilgili video serisi yapıyordunuz, bu videoların devamını izleyebilecek miyiz?

Uras Benlioğlu Artı kanalımda bu içerikleri paylaşıyordum. Ama artık bu tecrübelerimi daha az kapsamlı olarak ürün inceleme konseptinin içinde yapıyorum. Seyahat tecrübelerimi daha çok Instagram üzerinden paylaşmak bana daha mantıklı geliyor.

“… Benim asıl rüyam çocuk içerikleriyle yurt dışına açılmak… ”

İngilizce içerikler üretip yurt dışı seyircisiyle de buluşmayı düşünüyor musunuz?

İngilizce konuşulan ülkelerde izlenmek için kendi kanalıma alt yazı çalışmaları yaptırıyorum. Benim asıl rüyam çocuk içerikleriyle yurt dışına açılmak. Bunun için de oğlum ve eşimle birlikte Youtube kanalları açtık. Henüz buradan bir gelir elde etmiyorum. Ama bu iş bana şunu öğretti, Youtube gerçekten sabır işi.

 

 

Medyanın birçok ayağında çalışmış biri olarak, diğer Youtuber’lara nazaran daha tecrübelisiniz. Siz bir iş yaparken, ayaklarınız daha yere basar şekilde hareket ediyorsunuz ve bu da içeriklerinize kalite olarak yansıyor. Sizden bir film, belgesel veya mini dizi tarzı bir şeyler görecek miyiz?

Haberciliği bıraktıktan sonra prodüksiyon açısından farklı tecrübeler edindim. Şu an ekipman ve tecrübe olarak, belgesel ya da mini dizi çekecek olgunluğa sahibim. Ayrıca beraber çalıştığım arkadaşlar da Türkiye’nin en iyileri. Fakat bunları yapmak ister miyim? Yani bir dizi çekmek ister miyim, bilmiyorum. Belgesel konusuna gelince, bu benim çocukluk rüyam; ama ben bir iş yapıyorsam en iyisini yapmak isterim. O yüzden “herhangi” bir iş yapmak istemem.

Oğlunuz Ali ile de Youtube’a içerikler çekiyorsunuz. Ali, Youtube hakkında ne düşünüyor? Küçük bir youtuber olmak sizce onu nasıl etkiliyor? Bu bağlamdaki iletişimizden anekdotlar paylaşır mısınız bizimle?

Ali henüz anektodlara konu olacak kadar büyümedi. (Gülüyor) Onun videolarını çekerken gerçekten zorlanıyoruz, çünkü bu işi yaparken o eğlenmezse olmaz. Sonuçta o bir çocuk ve ona zorla bir çekim yaptırmam söz konusu bile değil. Zaman içinde çok daha eğlenebileceğimiz ve Ali’yle anılar biriktireceğimiz videolar çekeceğiz.

‘’… Yorumların hepsini okuyorum. En başta eleştiri yorumları beni üzüyor ama motive ediyordu…’’

Youtube’da iş yapmayı kolay gibi görenler olsa da, aslında türlü zorlukları var. Örneğin yorum özelliği ile, seyircinin reaksiyonunu anlık olarak görebiliyor ve ölçebiliyorsunuz. Bu yorumlarla ne kadar ilgilisiniz? Enerjinizi düşüren yorumlarla karşılaşıyor musunuz? Bu yorumlar karşısındaki tavrınız ne oluyor?

Youtube’da iş yapmanın kolay bir şey olduğu yorumunu ancak prodüksiyon işini hiç bilmeyenler yapar. Ve bir işi bilmiyorsanız, doktorluk bile size dışarıdan bakınca kolay gelebilir. Yorumların hepsini okuyorum. En başta eleştiri yorumları beni üzüyor ama motive ediyordu. Şimdi biraz daha mesleki deformasyon ile birlikte yorumları daha yumuşak karşılamaya başladım; ama benim için önemini kaybetmediler. Motivasyonumu düşürme lüksüm yok, ben bir aile babasıyım; ama hakaret yorumları beni üzüyor ve sinirlendiriyor.

Youtube içeriklerinin bir kısır döngüye girdiğini düşünüyor musunuz? Sizce ne tarz içerikler geleceğin içerikleri olacak?

Youtube’a geleneksel medyanın sığ bakışıyla bakmamak gerekiyor. Kısır döngü aslında senelerdir dizi yayını yapan televizyonların problemi. Youtube’da hiçbir zaman böyle bir dert olmadı, olmaz da. Çünkü sınırsız yaratıcılık şansı var.

‘’… Youtube ilgi çekme açısından çok farklı bir platform…’’

Bir izleyici olarak ne sıklıkla Youtube izliyorsunuz ve daha çok hangi tür içerikler ilginizi çekiyor? Keyif alarak takip ettiğiniz kanallar varsa isimlerini paylaşır mısınız?

Açıkçası çok büyük bir Youtube izleyicisi değilim. Özellikle Türkiye’de her videosunu izlediğim bir isim yok. Fakat Youtube Türkiye’de ne olup bittiğini sürekli takip ediyorum. Youtube ilgi çekme açısından çok farklı bir platform. Daha önce hiç merak etmediğiniz, daha doğrusu aklınıza bile gelmeyen bir olayı ya da konuyu önünüze çıkarıyor ve bir anda onu merak eder hale geliyorsunuz. Örneğin, “Ayna ne renktir?” Bu sorunun cevabını kim merak etmez ki. (Gülüyor)

Youtube dışındaki dijital platformlarla aranız nasıl?

İyi bir Instagram kullanıcısıyım diyebilirim. Facebook’u gerçekten çok uzun zamandır kullanmıyorum. Youtube ise işim.

 

“… Saat 19.00’da başlayacak bir yayını artık hiçbir genç beklemiyor. Bildiğimiz manada dayatmalı yayın akışlı televizyon sisteminin son yılları yaşanıyor.”

Youtube, Netflix, Blu TV, Puhu TV gibi dijital platformların geleceği hakkında ne düşünüyorsunuz? Sizce bu kadar fazla içeriğin olduğu bir dünyada seyirci olmak çok zor değil mi?

80’lerde TRT 2 çıktığında da aynı soru soruluyordu. O kadar yayını kim izleyecek. İnanın izleyen biri oluyor. Ve artık dayatmalı yayın akışı yeni nesil tarafından kabul görmüyor. Saat 19.00’da başlayacak bir yayını artık hiçbir genç beklemiyor. Bildiğimiz manada dayatmalı yayın akışlı televizyon sisteminin son yılları yaşanıyor.

 

Youtube’a da gelmesi planlanan sansür, Youtuber’lar gibi izleyicilerin de tadını kaçıracağa benziyor. Sizce bu yeni durum içerik kalitesini ve seyirci tercihlerini nasıl etkiler?

Youtube’a teknik olarak kim nasıl sansür getirebilir bilmiyorum. Ama bunu zaten Youtube kendisi yapmaya başladı artık. Küfür içeren videolar para kazanamıyor mesela. Normal, herkes tarafından kabul edilen tipte içerik yapanların bu konuda bir sıkıntı olmaz. Örneğin benim sansür ile ilgili hiçbir sıkıntım yok. Kimse benim içeriğime sansür koymaz zaten.

 

Sona doğru bir de kendimizi sormak isteriz, iyihaberver.com hakkında ne düşünüyorsunuz?

İyi haber almak her zaman insanı mutlu ediyor. Siz de bunu misyon edindiğiniz için, insanları mutlu etmek adına güzel bir başlangıç yapmışsınız.

 

 

 

Paylaş